Gülcemal Vapuru

Gülcemal Vapuru

Gülceman Vapuru’nun ismine, yıllar önce, Orhan Veli’nin “Sakal” adlı şiirinin bir dizesinde rastlamıştım. Belfast’ta başlayıp, İstanbul’a kadar uzanan hikâyesinden, birçok edebiyatçıya esin kaynağı olduğundan habersizdim ilk okuduğumda.

Hanginiz bilir, benim kadar,
Karpuzdan fener yapmasını;
Sedefli hançerle, üstüne,
Gülcemal resmi çizmesini;
Beyit düzmesini;
Mektup yazmasını;
Yatmasını,
Kalkmasını;
Bunca yılın Halimesi’ni
Hanginiz bilir, benim kadar,
Memnun etmesini?
Değirmende ağartmadık biz bu sakalı!
Orhan Veli, Temmuz 1941

Gülcemal Vapuru, filmlere konu olan ünlü Titanic gemisinin sahibi White Star firması adına, 1874 tarihinde “Germanic” ismiyle Belfast’ta denize indirilir. 1911 yılında Osmanlı Seyr-i Sefain adına yaklaşık yirmibeş bin altın liraya satın alındığında otuz yedi yaşındadır. Yeni alınan gemiye Sultan V. Mehmet Reşad‘ın annesi olan Gülcemal (gül çehreli, gül gibi güzel) Kadınefendi’nin adı verilir. Seferlere başlamasının ardından yolcuları Gülcemal Vapuru’nu çok sever.

Gülcemal Vapuru Amerika’ya giden ilk Türk bayraklı gemi olmasıyla Türk Sivil Denizcilik tarihi kayıtlarına geçer. Bir başka ilginç bilgi ise, seferden kaldırılmasının ardından, 1950 yılında söküldüğünde, 75 yıllık ömrüyle dünyanın en uzun süre çalışan ikinci gemisi olması.

Atatürk Gülcemal Vapuru’nda

Atatürk Gülcemal Vapuru'nda
Atatürk Gülcemal Vapuru’nda

Mustafa Kemal Atatürk, 5 Haziran 1926’da Mudanya’da Gülcemal Vapuru hatıra defterine şu satırları yazar:

Gülcemal Vapuru’nda gördüğüm intizam ve mükemmeliyet takdire değerdir. Genel Müdür Beyefendi’ye, geminin süvarilerine ve bütün mürettebatına teşekkür ederim.
Gazi M. Kemal


Bedri Rahmi Eyüboğlu, “İstanbul Destanı” adlı şiirinin bir bölümünde aşağıdaki gibi anlatır Gülcemal Vapurunu.

İstanbul deyince aklıma martı gelir.
Yarısı gümüş, yarısı köpük
Yarısı balık, yarısı kuş.
İstanbul deyince aklıma bir masal gelir,
bir varmış, bir yokmuş.

İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir,
Anadolu’da, toprak damlı bir evde,
Gülcemal üstüne türküler söylenir.
Süt akar cümle musluklarından,
direklerinde güller tomurcuklanır.
Anadolu’da, toprak damlı bir evde çocukluğum,
Gülcemel’le gider İstanbul’a,
Gülcemal’le gelir

Gülcemal Vapuru, Karadeniz’e düzenli posta seferleri yapmaya başlamasının ardından yöre halkının dilinde bir tür söylenceye dönüşür.

Gülcemal dedukleri
Denizi elekleyi
Bacalari dumanli
Kıyılari bekleyi

Gülcemal Gülcemal
Savruluyi dumanin
Aldın gittin yarımi
Yoktur senin imanin